Bir Kitap Fuarı…

Merhaba dostlar iki gün önce 13.Kocaeli kitap fuarını sonlandırdık hep birlikte. Laf aramızda muhteşemdi. Yeni kitaplar, yazar arkadaşlar, küçük okuyucular ve kıymetli anneler… Gözlerdeki o merak ve ışıltı ise her şeye değer. Kocaeli gerçekten bu işi iyi yapıyor. Yayın evlerinin fazlalığı, her saat devam eden çok değerli söyleşiler ve yapılan reklâm mükemmel. Ağaçların kitap açmasından tutunda, her ilçeden hâtta İstanbul’dan okuyucu için kaldırılan otobüs seferleri, tramvay ekranlarında sürekli dönen, söyleşi ve imza günleri ile dev ekranlara yansıtılan seminerler…. daha ne olabilir ki?
Bu mutluluğu paylaşmak istedim sizlerle bu hafta. Her fuar mutlaka birşey katıyor zihnime. Bazen bir çocuk, bazen yeni tanıdığım bir yazar ya da istişare yaparken kendime katmış olduğum bir farkındalık…Belki de hepsi…
Çocukların kitabımı görüp ellerine alarak ‘aaa bu kitap ben de var okudum çok güzel hikayeler demesi yok mu? Muhteşem bir duygu. Geçenlerde fuar dönüşü ailemle sohbet ediyoruz. Babam nasıl geçti bugün kızım dedi, duraksadım, gözlerim doldu, ‘farkında mısınız?’ dedim. Dikkatlice kulak kesildiler, ‘Elma Şekeri’ kitabını eğitim verirken yazmıştım. Sadece öğretmen olarak kalsaydım beş yılda, yirmi öğrenciden, yüz çocuğa öğretebilecektim içindekileri. Şuan binlerce ailenin evinde bu kitap var. Ve bu çocukların kardeşleri, kuzenleri, arkadaşları var. ‘hepimiz göz göze geldik. Nasıl kıymetli bir iş başardığımızın sanki yeni farkına varıyorduk. Bir dakikalık sessizlik ve gözlerde ışıltılı bir doluluk…
Buna diğer kitapları da eklersek tarifi nasıl olabilir ki bu mutluluğun.
Duygusallığım üzerimde bu hafta. Evden çıkalım fuara gelelim yine. Nice kıymetli kişilerle sohbet ettim. Kimi benden çok şey aldığını dile getirdi. Oysa benim aldıklarımın farkında bile değillerdi. Azim aldım, ufka bakış aldım, birlik ruhu ile samimiyet ve sevgi aldım nicelerinden. Başka ne alabilirdim ki?
Bazıları da ‘nasıl yazıyorsunuz’ dedi mesela. Yazan her insan duyguludur bence. İçi içine sığmayanlar dökülür kaleme. Ya yüreğine sığdıramadığı sevgiden ya da öfkeden, belki bildiklerinden belki kederinden ama mutlaka vardır birikmişliği, herkesin bilmesini istediği, haykırmak istediği…
Bir çok yazar tanıdığınız için bunun böyle olduğunun farkına varıyorsunuz. Belki de benim tanıdıklarım böyledir. Bilemem…
Bazen ne düşünürüz bilir misiniz? Hani alınan kitabın fiyatını sorduklarında.
Duraksarız ‘fiyatı yok, ömrümün, yıllarca yaşadığım duygularımın bedeli mi olur.’ deriz içimizden.
Heleki kitapta hayatınızdan kesitler varsa…
Ne var ki bir bedel biçerler ve boyun eğeriz. Kimine pahalı, kimine ucuz bir bedel.
İşte böyle dostlar bu hafta biraz coşkumu paylaşmak istedim sizlerle, umarım kötü etmemişimdir. Gelin fuarda biraz da sizle konuşalım. Şu köşe yazılarımın durum değerlendirmesini yapalım ne dersiniz?
Ee artık kim ala, kim vere bakarız…;)
Görüşmek duasıyla Rabbim’e emanetsiniz.