GAZZE’DEN DOĞAN GÜNEŞ…

Merhaba dostlar. Bu hafta konumuz tahmin ettiğiniz üzere Filistin’de yapılan katliamlar, sebepleri ve meydana gelebilecek sonuçları. Herhangi bir savaş haberi duyduğumda aklıma gelen ilk şey,
K. Kerim’de geçen ‘eskilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmedikçe Cennet’e gireceğinizi mi zannediyorsunuz?’ ayetidir.
Hangi çağda olursak olalım insanoğlunun fıtratı aynı. Duyguları, refleksleri, hedefleri ve arayışları…
Herkesin iradesinin bir sonucu var. Herkes, kendisine biçtiği rolü oynuyor. Tabiri caizse şeytan şeytanlığını, insan halifeliğini yapıyor ki sınav olsun, kim ne kadar belli olsun. Şu da var ki iyi öğrencilere sorulur zor sorulur.
İradesi güçlü olan muhataptır zorlarla, başarırsa mertebesi de ona göre tabi.
Tarihi konulara falan girmeyecegim fazla.Tarihçi de değilim zaten. Şu var ki yüzyıllarca Osmanlı sınırları içinde olan Kudüs ve Mescid-i Aksa bir avuç müslümana emanet. Hem de ne emanet… Kendini hadsizce devlet ilan eden ve sizi insan olarak görmeyen, islamın en büyük düşmanlarının askerlerinin gölgesi altında.
Her yıl özellikle Ramazan ayında yapılan zulümlere rağmen, bir cuma namazına giderken acaba çıkışta bir arbede yaşar mıyız? Sorularına rağmen…
Kalaşnikoflara karşılık, sapan taşlarına rağmen. ….
………rağmen.
……….rağmen.
………rağmen.
Hangi coğrafyada doğacağımız bir kader. Belki bir sapan alacağız elimize hakkını vereceğiz ya da bir tablet tutuşturulacak hakkını ver diye.
Yıllarca Filistinliler kendilerine biçilen rolü hakkıyla oynadılar. Soruları bildiler, sınavı kazandılar anlayacağınız. Büyük sınavdaydı sıra. En sevdiklerinle sınanmaktı bu. Canıyla, evladıyla, ailesiyle…
Hem de bu sefer başroldü. Dünya’nın gözünün önünde bir avuç müslüman Dünya’nın kaderini değistirecek rolünü oynuyordu. İzlemeye sabır gösteremedigimiz görüntüleri birebir yaşamasına rağmen terk etmiyordu emanetini.
Sınırlara gidip kaçmaya yeltenmiyor. ‘Ya şehitiz ya da ‘Kudüs bizim Aksa bizim’ diyordu.
Ve her bir Filistinlinin duruşu, teslimiyeti hayret ettiriyordu inandığını zanneden zihinleri.
Nasıl bir imandı onların ki?
Ya bizimki neydi onların yanında?
Bir avuç müslüman, iki milyar müslümana hatta tüm insanlığa inancını sorgulatıyordu. Bu ne büyük, ne şerefli bir roldü. Tuhaf olan birşey daha vardı. Bazen sen istesen de istemesen de Dünya senin sayende değişebiliyordu.
Bir taşı devirmek yeterliydi, bir putu devirmek gibi.Bu sefer bu bir domino etkisiydi.Ve bu etkiyi körükleyenler başrolde olanlardı. Belki taşı atıp Rabb’lerine gittiler, ama zafer onlarındı. ‘Onlar canlarını ve mallarını Allah yolunda satanlardır’. Ayetinin muhataplarıydı. Ne büyük ticaretti bu.
İsrail’in yaptığı ise yol ayrımına gelmekti. Bu öyle bir hamleydi ki Hakk ile batılın her yönden mücadelesi, bir uyanış, islam’ın güneşinin tüm Dünyayı aydınlatmasıydı.
Güneş, Filistinden doğmuştu bu sefer.
İsrail ise tek bir şey kazanmıştı tüm Dünya’nın düşmanlığını.
Gazze Çanakkale gibi nice mucizelere de gebeydi. Herşeyi akılla izah etmek, müslümanın sonsuzluğa uzanan ruhuna yakışmazdı ki.
Kahkahayla şehit olmaya koşanlar. Kulakları patlatırcasına gürültüyle atılan bombaların altında sabaha kadar deliksiz uyuyan bebekler ve görünmeyen varlıklardan söz ederek zahiyat veren İsrail katilleri….akıllara durgunluk veriyordu. Çanakkale geçilmezdi geçilmedi. Devrelerini Ebu Talip, Kabe’yi Allah(C.C.) korurdu. Korudu.
Ve şimdi Mescid-i Aksa. Habibullah’ın Rabbi’sine yükseldiği mekan, binlerce Cennete uçan çocuğun gölgesinde. O’nu da koruyacak olan sahibidir. Buna inancımız tam.
Biraz sebep sonuç konuşacaktım ama yine duygusala bağladım. Zaten çok da sevmiyorum sebeplere takılmayı, bazen sebep ne olursa olsun sonuç bellidir. İsrail’in azgınlıgının sonucu İslam’ın gür sedasıyla sonuçlanacak. Yükseldiği mekan, binlerce Cennete uçan çocuğun gölgesinde. O’nu koruyacak
olan sahibidir.Buna inancımız tam. Biraz sebep sonuç konuşacaktım ama yine duygusala bağladım.
Zaten çok da sevmiyorum sebeplere takılmayı, bazen sebep ne olursa olsun sonuç bellidir. İsrail’in azgınlığının sonucu İslam’ın gür sedasıyla sonuçlanacaktır. Hem de en kısa zamanda vesselam…
Allah’ın selamı tüm şehitlerimizin,sizin,bizim hepimizin üzerinde olsun dostlar…