İHANET KİMSEYE YARAMADI/ HACI MURAT/ TOLSTOY

Şeyh Şamil ve Hacı Murat 19. yy da Kafkas topraklarında Ruslara karşı verilen savaşta mucizeler çıkartan kahraman iki Çeçen komutan. Şamil lider, Hacı Murat onun sağ kolu. Zamanla ikilinin arası açılıyor ve Hacı Murat tıpkı en ufak bir yenilgide kendisini Ruslara teslim eden Çeçen köylüleri gibi Ruslara teslim oluyor. Ama Hacı Murat’ın ailesini (iki eşini, 5 çocuğunu ve yaşlı anasını) Şamil esir olarak alıyor. En genç oğlu Yusuf’u da lağım çukurunda hapsediyor. Bu süreçte Murat, Ruslara sığınıp Rus subaylara Şamil hakkında bilgiler veriyor. Bazı Rus askerleri ona güvenmese de gücü ve kahramanlıkları karşısında saygı duruşuna geçtikleri bu adamla beraber olmak onların da hoşuna gidiyor. Hatta bazı rütbeli Rus askerlerin eş ve kızları Hacı Murat’a abayı yakıyor ama Murat duruşundan taviz vermiyor. Bu ahlaklı hali Rus ve Kazak kızlarını daha da etkiliyor. Şeyh Şamil, Hacı Murat’a haber gönderiyor. “Oğlun Yusuf elimde. Eğer tekrar benimle aynı cephede savaşırsan seni affederim ama gelmezsen Yusuf’un gözlerini kör ederim” diyor. Hacı Murat oğlu Yusuf’u çok seviyor. Ne işim var bu Ruslarla deyip kaçmaya Şamil’e teslim olmaya karar veriyor. Yanındaki Çeçen arkadaşlarını alıp atlıyor atına. Ama Kazak askerler onu yakalıyor amansız bir mücadele sonucu kafasını kesip bir çuvala koyuyor. Rus subay ve komutanlar Hacı Murat için verilen kararı onaylasa da asil bir düşmandı deyip üzülüyor bazıları ise verin şu kafayı bir de biz öpelim deyip aşağılıyor. İhanet kimseye fayda sağlamazken telafisi olmayan yaralar da açıyor. Rusların Çeçen halkını yıldırmak için ekin arazilerini yaka yaka ilerleyip onları açlığa terk edelim, zayıfladıkça savaşıp topraklarını ele geçirelim şeklindeki acımasız savaş stratejisi Rus mantığını ne de güzel ifade ediyordu. Sıcak denizlere inmek isteyen Rusların Osmanlı zamanında kapitülasyonlar kazandıkları anları anımsadım.
Şehit olan bazı asker eşlerinin üzülüyor gibi durup bir yandan da “iyi oldu aslında” deyip gizli ilişki yürüttüğü kişiyle aleni bir şekilde birlikte yaşama fırsatı elde ettiğini düşünmesi de çok şaşırtmadı. Tolstoy’un hukukçu, asker ve edebiyatçı yanlarıyla işlediği bu savaş yılları bir devedikeni meteoruyla başlıyor öyle de bitiyor.
Çeçenler onca renkli çiçek arasında dimdik duran bir devedikeni. Koparıp buket yapmaya kalktı Ruslar onları. Ama dikenler ellerimize battı hem de devedikeni bukete yakışmadı. Onlar tek ve dalında çok daha güzeldi. Çeçen halkı özgür güzeldi.. Biliyor musun Tolstoy <Ukrayna da özgür güzel. Filistin de..>