Anasayfa > Köşe Yazıları  >  Korona günlerin de yaylacılık

Korona günlerin de yaylacılık



Dünya, korona virüse karşı insanlığı korumak için büyük bir mücadele veriyor.

8 Aralık 2019 tarihinde Çin’de ilk vakanın görülmesiyle birlikte koronavirüs ile tanışan dünya, aylardır bu virüsü yok etmenin yollarını arıyor.

İnsanlar sosyal mesafe kurallarıyla hayatlarını sürdürüyor.

Bu salgın ortamında tarım ve köylerin önemi de ortaya çıkmış oldu.

KÖYLER VE YAYLALARIMIZI KORUYALIM

Geçmişi çok eskiye dayanan yaylacılık kültürü bugün az da olsa bazı bölgelerde yaşatılıyor. Salgın dönemiyle birlikte bu kültür bir kez daha gündeme geldi. Yaylacılık ve köy kültürünün yaşatılması gerekiyor.

Kovid-19 ile birlikte yaylacılığın önemi daha iyi anlaşıldı. Kültürümüz de yaylacılık çok önemli. Oğuz Türkleri Çepni boyu yaylacılığa büyük önem vermekte,  Türkistan’dan Anadolu’ya birçok bölgede bu gelenek halen yaşatılmakta.  Mayıs 7 ‘si geleneği, otçu göçü bayramı, yayla şenlikleri ile halen devam etmekte. Acı ama gerçek yayla yolları yeni yol açmak için yok ediliyor. Yollardaki han, çeşme,  köprü ve kültür eserleri yıkılıyor. Yayla obalarımız betonlaştı.

YAYLALARLA İLGİLİ KALEME ALDIĞIM YAZILAR

Bugüne kadar yaylacılık ve yayla kültürüyle ilgili birçok makale kaleme aldık. Gebze Gazetesi ve www.gebzegazetesi.com’da belgeselcinin not defteri köşesinde yer alan makalelerimi inceleyebilirsiniz. Bu vesileyle bana köy hayatı ve yayla kültürünü sevdiren, ilk bahar da bizi çocukluk yıllarımız da yaylaya götüren rahmetli halam babam ve anamı bir kez daha rahmetle anıyorum. Nur için de yatsınlar.

Korona günlerin de yaylacılık

Korona günlerin de yaylacılık


Sıradaki Habere Kaydır