Srebrenitsa katliamını unutmamalıyız!
Bosna deyince gönül telimiz titrer…
Devri Alem Belgesel Program çekimleri için birçok kez Bosna’ya gittim.
Devri Alem Belgesel Programı olarak Haziran 2003 yılında ilk kez gittiğimiz Bosna’ya, 8-9 ve 10 Aralık 2008 tarihlerinde 2. kez giderek araştırma yapıp belgesel çektik. Daha sonra 8 – 15 Mayıs 2011 tarihlerinde de Bosna’da belgesel çekmiştik. Eylül 2014 ile 23 Temmuz 2015 tarihinde birer kez daha Bosna Hersek’e gitmiştik. Son olarak 6. kez 14,15, 16 ve 17 Kasım 2015 tarihlerinde Bosna Hersek’e gitmiştik.
15 Kasım 2015 günü Başkent Sarayevo’dan yola çıkıp toplam 500 km yol giderek Bosna Hersek ve Sırbistan topraklarında Drina Nehri Vadisi’nde soykırım ve savaşların belgesel görüntülerini çekip, Birleşmiş Milletler’in koruması altında olmasına rağmen Srebrenitsa’da soykırım kurbanlarının toplu mezarlarının başında sizler adına da Fatiha okumuştum.
Katliamın yıl dönümünde Bosna şehitlerini bir kez daha rahmetle anıyor, Gebze Gazetesi www.gebzegazetesi.com’da Belgeselcinin Not Defteri köşesinde yazdığım makaleyi sizlerle paylaşıyorum.
http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=1294&t=makale
Bosna’da yaşanan katliamla ilgili daha önce Gebze Gazetesi www.gebzegazetesi.com’da yazdığım makalelerden birini birlikte okuyalım.
Soykırım, vahşet, savaş suçu, insanlık tarihinin yüz karasıdır. Bunları işleyenler tarih boyu lanetle anılır. Bugün Türkiye’ye sözüm ona demokrasi dersi vermeye çalışan Avrupalıların gözü önünde 20. Yüzyılın en büyük soykırım ve vahşeti yaşandı. Bosna Hersek’te yüzbinlerce Müslüman vahşice katledildi.
Daha geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye ders vermeye çalışan Hollanda’nın sorumluluğundaki Bosna Hersek’in Srebrenitsa bölgesinde on binlerce Boşnak erkek soykırıma uğradı ve katledildi. Bu katliamla ilgili Devri Alem Belgesel Programı olarak geçtiğimiz yıl kendi imkânlarımızla Bosna Hersek’in başkenti Sarajova’dan yola çıktığı Drina Nehri Vadisi’ndeki Srebrenitsa kentinde belgesel çektik. Vahşet ve soykırımın kurbanlarının mezarlarını ziyaret edip Fatiha okuduk.
KATLİAMIN YIL DÖNÜMÜNDE ŞEHİTLER ANILIYOR
Bosna savaşlarının üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen Bosna’da analar ağlamaya devam ediyor. Bosna savaşlarında ölen ve kaybolanların sayısı halen belli değil. Fatih’in Bosna’ya girdiği ilk yer olan ve adını da bizzat Fatih tarafından derin nehir olduğu için “Derin Ha” dan alan Drina Nehri Vadisi’nde savaş ve soykırımların belgeselini çekiyoruz. Srebrenitsa’da binlerce kişinin Sırplar tarafından hunharca katledilerek soykırıma uğradığını ilk kez dünyaya Amerikalı bir gazeteci duyurmuştu. Bizde toplu şehitlikte belgesel çekerek şehitlerimizi hayırla ve rahmetle andık. Bosna savaşlarını anlamadan dünyada bugün yaşananlar anlaşılmaz. Bosna’nın hesabı sorulmadan Suriye’de akan Müslüman kanı durmaz.
Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Tansu Çiller Bosna savaşları için harekete geçmişti. Tüm İslam dünyasından Bosna’ya silah ve asker gittikten sonra Boşnakların kazanacağı anlaşılınca birleşmiş milletler 4 yıl sonra 1995’te Bosna savaşını durdurmuştu. 15 Kasım 2015 günü Başkent Sarayevo’dan yola çıkıp toplam 500 km yol giderek Bosna Hersek ve Sırbistan topraklarında Drina nehri vadisinde soykırım ve savaşların belgesel görüntülerini çekip, birleşmiş milletlerin koruması altında olmasına rağmen Srebrenitsa’da soykırım kurbanlarının toplu mezarlarının başında sizler adına da Fatiha okudum.
Bosna’da analar ağlamaya halen devam ediyor. Suriye’de ise hem analar hem babalar kan ağlıyor. Kadın ve çocuklar vahşice katlediliyor. 20. yüzyılı tarih, cinayet yüzyılı olarak hatırlayacaktır.
SOYKIRIM VE HAYATIN BELGESELİ
Daha önce Bosna’da yaptığımız araştırmalar ve Bosna ile ilgili bilgilerle sizleri baş başa bırakıyorum. Evladı Fatih Han diyarı Bosna’dan sizlere sesleniyoruz. Bosna’ya daha önce 3 kez uçakla gitmiştik. İgman Dağları üzerinden Sarayova’ya inmiştik, bu kez dünyaca ünlü Drina Nehri’ndeki Tara Kanyonu’ndan karayolu ile Bosna’ya giriyoruz. Drina Nehri Sava Irmağı ile Tuna’ya karışıyor. Karadağ üzerinden vadiler aşarak Drina Vadisi’ne giriyoruz. Muhteşem bir güzellik, göz ve gönül okşuyor. Zaman zaman durup fotoğraflar çekip, belgesel görüntü kayıtları yapıyoruz. Drina Nehri ve Tara Vadisi kültür tarihimizin de bir çizgisi. Meşhur yazar İvo Andiriç’in Drina Köprüsü romanında anlattıkları gözlerimizin önünde canlanırken vadinin ve dağların ihtişamlı manzarası eşliğinde Bosna’ya geliyoruz.
ŞAVAŞ TÜNELİNDE TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ
Bu kez Bosna’yı savaş yıllarında 4 yaşında yetim kalan, babası savaşta ölen Mirza Ömer Hadiç’in rehberliğinde geziyoruz. İlk durağımız Savaşlarda Sarayova’nın can damarı olan savaş tüneli oluyor. 800 metre uzunluğundaki savaş tüneli, Sarayova’nın adeta can damarı olmuş. Çok güzel görsellerle tünel müze haline getirilmiş. 4 ay 4 günde kazılan tünel Bosna savaşlarının kazanılmasında önemli kilometre taşı. Tünelde belgesel çekimlerimizi yapıyor, tarihe not düşüp zamana noterlik yapıyoruz.
BOSNA’DA HER YER ŞEHİTLİK
Bosna Hersek son 100 yılın en büyük insanlık katliamına sahne olan bölgelerden birisi. Dağ, taş her yer şehit mezarları ile dolu. Amerikan CHE raporuna göre, bu savaşta 260 bin kişi ölmüş, bunun 160 bini Boşnak Müslümanı. Müslümanların lideri Bilge Kral Aliye İzzet Begoviç bir zamanlar çocuk parkı olan 500’e yakın şehidin mezarının olduğu şehitliğin tam ortasında Aliya’nın mezarı. Aliya ölmeden 1 hafta önce, kendisini ziyaret eden o dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Sırpların arkasında Ruslar var, Hırvatların arkasında Almanlar var, Boşnakların arkasında Türkiye olmalı, Boşnakları sizin şahsında Türkiye’ye emanet ediyorum. Ona iyi sahip çıkın’ dediğini söyledi, rehberimiz Mirza Bey.
BOSNA, AÇLIK VE ÖLÜM
Son olarak Bosna savaşlarında Avrupaların aç gözlüğü yüzünden 260 bin insan Bosna’da ölmüştü. Bosna’da halen savaşın izleri tüm tazeliği ile gözükmekte. Evlerin bahçelerinde bile şehit mezarları var. Bize rehberlik yapan Mirza Ömer Bey, yaşadığı acı olayı bize şöyle nakletti: “Ben savaşta 4 yaşındaydım. Babamın şehit olduğu haberi eve gelince, annemin babanız öldü demesini üzerine açlık ve yokluk yüzünden o gün çocuk ruhu ile ölümün ne olduğu bile bilmeden “Anne Babamı pişirip yiyebilir miyiz” demem açlığın ne kadar korkunç olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.” Derken bir tarafımdan da gözünden de birkaç damla yaş dökülüyordu.
Katliamın yıl dönümünde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle anıyorum…


