Özlem Pazvant Yazıları

SEVGİNİN RUHU…
SEVGİNİN RUHU…

Geçenlerde bir hocamıza dek gelmiştim, sevgiyi tarif ederken “sevgi ulaşılan bir mertebedir” demişti. Esasında insanoğlu için her şeydir sevgi. En kısa yorumuyla yaşamaktır. İnsanı harekete geçiren en büyük güçtür. Yaşamaktır dedim ya hani, sever eş olur, yavrusunu sever anne olur, baba olur. İşini sever, evine aş olur, insanı sever arkadaş olur. Rabbini sever kul olur. […]

Devamını oku
GIYBETLE YAŞAMAK
GIYBETLE YAŞAMAK

 Herkes kendi rolünü oynuyor hayatta, ne yaşaması gerekiyorsa onu yaşıyor. Kimi yoldaki işaretleri takip ederek, kimi umursamadan çarpa çarpa yol alıp daha yorgun varıyor finale. Yolda kalanları varın siz düşünün.  Peki finâle işaretlerle ulaşanlar neden geride kalanları konuşup durur ya da geride kalanlar, yol alanların ayıbını dökmeye bahane arar?  Kardeşinin etini çiğ çiğ yemenin adıdır […]

Devamını oku
BEŞ KURUŞ…
BEŞ KURUŞ…

Bir zaman kızımla birlikte otobüse binmem gerekiyordu. Cüzdanımdaki tüm demir paraları araba kartına yükletmek için bir markete girdik.  Paraların içerisinde 5 ve 10 kuruşlarda mevcuttu. “Ne kadar varsa hepsini yükleyin” dedim.  Marketteki çalışan demir paraları saydı. Kartı yükledi ve bana verdi. Sonrasında demir paralar yüklenen paradan 5 kuruş eksik çıktı. Açıkçası çok umursamadım, altı üstü […]

Devamını oku
ADANMIŞ HAYATLAR…
ADANMIŞ HAYATLAR…

Bir çok kişiyle karşılaşırız şikâyet eden, saçını süpürge ettiğinden, ne kadar fedâkar olduğundan bahsedip, bir türlü karşılık bulamadığından yakınan. İyilik yapan ve mutsuz olan insanlar ne tezat… Oysa mutlu olmalı değil mi iyilik yapan, geceleri huzurla uyuması gerekmez mi? Tam da bu yüzden beklentisiz olmalı iyiliklerimiz. O zaman merhamet duygumuzu yaşatmış olur, başa kakmalarımızdan ve […]

Devamını oku
ZAMAN VE RENKLERİ…
ZAMAN VE RENKLERİ…

Hepinize hayırlı Ramazanlar dostlar… Bu hafta biraz renkleri, hayatın renklerini yaşayıp yaşayamadığımızı konuşalım istedim. Bilmem fark ettiniz mi? Yoksa gri ve siyahlar örtüyor mu tüm cazibeli renklerinizi… Fazla hızlıyız son zamanlarda ve tüm olumsuzlukları üzerimize çekiyoruz. Şikayet makineleri halinde çoğu kişi. Biraz duralım bakalım kendimize…  Şikayeti bıraktığın an değişecek her şey. Kendinle yüzleşecek kim olduğunun, […]

Devamını oku
AŞK’A DAİR…
AŞK’A DAİR…

Sütlü, orta şekerli kahvemi yudumlarken, yine aşk konusu zihnimde. Nedense, bu yaşıma kadar hiç bırakmadı peşimi. Aslında gençken daha bir düşünürdüm bu mevzuyu, karşımdaki kişiye olan duygularımı anlamlandırabilmek için. Şu sıralar az kafa yorar oldum. Off! yine şekeri az olmuş kahvemin, son zamanlarda tutturamıyorum nedense.  Derin kelime ne de olsa, herkes için farklıdır anlamı… Bazıları […]

Devamını oku
ÇOCUKTA ÖZGÜVEN VE GELİŞİMİ
ÇOCUKTA ÖZGÜVEN VE GELİŞİMİ

Özgüven son zamanlarda çok sık duyduğumuz ve aman özgüvenleri bozulmasın diyerek evlatlarımıza sayesinde toz kondurmadığımız bir kelime. Kısaca -Kişinin kendisine verdiği değer -diyebiliriz bu kelimeye. Net bir tanım olarak;  Özgüven: Kişinin bir işi yapabilme yetisinin, kendisinde olduğunu kabül etmesi ve bu yetiyi kullanma gücünü kendinde hissetmesidir.- Bazen özgüven kelimesi özsaygı anlamında da kullanılabiliyor, ancak aralarında […]

Devamını oku
EVLİLİKLERDE ROL KARMAŞASI…
EVLİLİKLERDE ROL KARMAŞASI…

Mutlu bir evlilik; dünya saadetidir erkek ve kadın için. Huzur bulunan, sığınılan, kendin olma özgürlüğünü veren ve bu kendilikle hayatın her anını paylaşabildiğin, birlikte büyüyebildiğin ve can yoldaşının hayallerine ortak olduğu yegane bir kurum. Bu hafta benim de çok dikkatimi çeken bir kavramdan söz etmek istiyorum sizlere, belki farkında olup, çözüm bulamadığımız,  belki umarsızca yaşayıp […]

Devamını oku
GIYBETLE YAŞAMAK                                                                            
GIYBETLE YAŞAMAK                                                                            

Herkes kendi rolünü oynuyor hayatta, ne yaşaması gerekiyorsa onu yaşıyor. Kimi yoldaki işaretleri takip ederek, kimi umursamadan çarpa çarpa yol alıp daha yorgun varıyor finale. Yolda kalanları varın siz düşünün.  Peki finâle işaretlerle ulaşanlar neden geride kalanları konuşup durur ya da geride kalanlar, yol alanların ayıbını dökmeye bahane arar?  Kardeşinin etini çiğ çiğ yemenin adıdır […]

Devamını oku
6 / 11